Türk rölyef sanatının seçkin isimlerinden Esra Bezci, resmin renklerini, rölyefin üç boyutlu dünyasını ve ebru sanatının dinginliğini aynı yaratıcı çizgide buluşturuyor. “Ebruli Evler” ile kendine özgü sanat dilini ortaya koyan Bezci, “Doğa Ana” s...
Türk rölyef sanatının seçkin isimlerinden Esra Bezci, resmin renklerini, rölyefin üç boyutlu dünyasını ve ebru sanatının dinginliğini aynı yaratıcı çizgide buluşturuyor. “Ebruli Evler” ile kendine özgü sanat dilini ortaya koyan Bezci, “Doğa Ana” serisiyle bu kez doğaya ve farkındalığa uzanan yeni bir anlatının kapılarını aralıyor.
Kastamonu’da dünyaya gelen Esra Bezci’nin sanatla bağı çocukluk yıllarına uzanıyor. Ancak profesyonel yaşamı onu önce farklı bir dünyaya taşıdı. İstanbul Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü’ndeki eğitiminin ardından bankacılık sektörüne giren Bezci, çeşitli bölümlerde üst düzey yöneticilik yaptı. Ardından özel sektöre geçerek ihracat alanında kariyerini sürdürdü.
2001 yılında kızının dünyaya gelmesiyle iş hayatına ara vermesi ise yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. “Çocukluk aşkım” dediği resme yeniden yönelen Bezci, rölyef ve ebru alanlarında Türkiye’nin seçkin hocalarından eğitimler aldı.
RESİMDEN ÜÇÜNCÜ BOYUTA
Esra Bezci’yi rölyef çalışmalarında farklılaştıran en önemli unsurlardan biri güçlü resim altyapısı. Resmin renk ve perspektif dünyasını rölyefin derinliğiyle buluşturan sanatçı, ebrunun kendisine verdiği huzuru da eserlerine taşıyor.
Üretim sürecinde yaşadığı duyguyu ise şu sözlerle anlatıyor:
“Rölyef çalışırken kendimi üç boyutun içinde kaybediyorum.”
“EBRULİ EVLER”: ÜÇ SANAT, TEK ANLATI
Bezci’nin özgün sanat anlayışının en dikkat çekici örneklerinden biri “Ebruli Evler” projesi.
Rölyefin üç boyutlu yapısını ebrunun benzersiz renk ve desenleriyle bir araya getiren “Ebruli Evler”, sanatçının resim birikimini de içine alan özgün bir sentez sunuyor.
Her biri farklı bir karakter taşıyan evler; renk, doku ve derinlikle yeniden yorumlanırken Bezci’nin geleneksel sanatlarla çağdaş bir anlatım arasında kurduğu bağın da güçlü bir yansımasına dönüşüyor.
ŞİMDİ SIRADA “DOĞA ANA” VAR
“Ebruli Evler”in ardından Esra Bezci’nin ikinci özel projesi ise “Doğa Ana” serisi oldu.
İpler ve yosunlardan oluşan üç tablo üzerine kurulu seri, yalnızca kullanılan malzemelerle değil, taşıdığı mesajla da dikkat çekiyor. Doğanın kendi dokularını sanatın anlatım gücüyle buluşturan Bezci, “Doğa Ana” ile izleyiciyi yalnızca estetik bir dünyaya davet etmiyor; aynı zamanda doğayla kurduğumuz ilişki üzerine düşünmeye çağırıyor.
“Ebruli Evler”de farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren sanatçı, “Doğa Ana”da ise doğal malzemeleri anlatısının merkezine taşıyarak üretim yolculuğuna yeni bir boyut kazandırıyor.
SANATIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜNE İNANIYOR
Esra Bezci’nin sanat yolculuğunda sosyal sorumluluk projelerinin ayrı bir yeri var. Bugüne kadar üç ayrı bağış sergisi düzenleyen ve beş kez fuarlara katılan sanatçı, eserlerini toplumsal faydaya dönüştürmeyi sanat anlayışının önemli bir parçası olarak görüyor.
2020 yılında KASDER’in desteğiyle TOÇEV yararına gerçekleştirdiği projede sergiden elde edilen gelirin tamamı çocuklara bırakıldı. Bu katkıyla Kastamonu’daki bir okulda robotik ve resim sınıfı açılmasına destek sağlandı.
Bezci daha sonra SMA hastası bir çocuk için ikinci bağış sergisini gerçekleştirdi. Üçüncü sosyal sorumluluk sergisini ise geçtiğimiz yıl Şehit Gazi Yakınları Derneği ile birlikte düzenleyerek şehit çocuklarının eğitim burslarına katkı sağlamayı amaçladı.
Sanatçının bu çalışmalarının ardında değişmeyen bir düşünce var:
“Yardımlaşma içeren farkındalık projeleri benim yaşamımda hep olacak.”
Bu yaklaşım, Bezci’nin yıllardır benimsediği “Hayatta her şey paylaşarak çoğalır” düşüncesiyle de bütünleşiyor.
BEŞİKTAŞ’TA SANATLA BULUŞTURUYOR
Üretimini aktif olarak sürdüren Esra Bezci, bugün Beşiktaş’taki atölyesinde sanatseverlerle bir araya gelmeye devam ediyor. Düzenlediği workshoplarla resim, rölyef ve ebru alanındaki bilgi ve deneyimini paylaşırken özellikle yeni kuşakların geleneksel sanatlarla bağ kurmasını önemsiyor.
Çocuklara yönelik ücretsiz workshoplar da bu anlayışın önemli bir parçası. Bezci, sanatın yalnızca üretilen ve sergilenen değil, paylaşılan ve aktarılan bir değer olduğuna inanıyor.
SANAT, DOĞA VE PAYLAŞMA…
Bankacılık ve dış ticaret dünyasından başlayan, ardından çocukluk tutkusu resme ve üç boyutlu sanatın büyülü dünyasına uzanan Esra Bezci’nin yolculuğunda bugün üç kavram öne çıkıyor: üretmek, paylaşmak ve farkındalık yaratmak.
“Ebruli Evler”de ebruyu rölyefle buluşturan, “Doğa Ana”da ipleri ve yosunları sanatın anlatımına dahil eden Bezci için eser üretmek kadar, o eserle bir yaşama dokunabilmek de önemli.
Çünkü Esra Bezci’nin dünyasında sanat yalnızca duvarda asılı kalan bir eser değil; paylaştıkça çoğalan, iyileştiren ve ardında bir iz bırakan güçlü bir anlatım biçimi.
Yorumlar (0)
Bir Cevap Yazın